Anasayfa > Haberler > MCSE & MCSA Nedir Egitim bilgileri kurslar ve diger bilgiler

MCSE & MCSA Nedir Egitim bilgileri kurslar ve diger bilgiler

Son zamanlarda sikca duymaya basladigimiz MCSE nedir? MCSE’nin açilimi Microsoft Certified Systems Engineer, yani Microsoft sertifikali sistem mühendisi diyebiliriz. Bu sertifika egitimi kurslar tarafindan veriliyor. Peki bu egitimlerde neler ögrenebiliriz ve bu sertifika ne isimize yarar?

MCSE kurslarini, ileri düzey bilgisayar kursu olarak degerlendirmek yanlis olur. Daha çok, sistem alanina yönelmeye, server’lar bazinda çözümler üretmeye ve dahasi network konularinda egitim alacaksiniz. Eger bu alanlarda ilerlemeyi düsünüyorsaniz MCSE egitimleri ile ilgilenmenizi tavsiye ederim. Gelecekte yeni is alanlarinda bu sertifika ve almis oldugunuz egitim isinize yarayacaktir.

Hangi konularda daha iyi oldugunuzu, hangi konulara daha çok merakli oldugunuzu iyi tespit edin ve bu dogrultuda bir sertifika programina katilin. Bu seçimde kendi karakterinizi de göz önüne alin.

MCSE egitimini kesinlikle küçümsemeyin. Zaten egitim materyallerine göz atacak olursaniz çok kapsamli bir egitim oldugunu göreceksiniz. Tabi ki gerçekten istemeli ve çalismalisiniz.

Gittiginiz egitimden maksimum fayda saglamak için neler yapmaniz gerektigine deginmek istiyorum. Gittiginiz egitim kurumundan son noktasina kadar faydalanmaya çalisin. Ilave laboratuar saatleri isteyin. Kurs hocalarina sürekli sorular sorun. Hem kendinizi hem kurs hocalarini bilgi alisverisine zorlayin. Merakli, azimli ve istekli olun. Kurs arkadaslarinizdan da derslerin ciddiyetle takip edilmesini isteyin.

‘Bilmek’ baska, ‘Ögretmeyi bilmek’ daha baskadir. Bu nedenle gittiginiz egitimlerdeki kurs hocalari, sizler için çok verimli olamayabilirler ama yinede sizler istekle çalisirsaniz basarili olabilirsiniz. Ve bir meslek olarak bu meslegi begeni ile yapabilirsiniz. MCSE egitimi alacagim kurs ve egitmeniyle ilgili arastirmam gerekenler nelerdir?

Bence kurslara yazilmadan önce bu tür kurslara gidenlere danisin. Orada gerçekten neler ögrenebileceginizi önceden bilin. Size ders verecek olan egitmenin CV’ sini isteyin ve inceleyin, deneyimini sorusturun. Kurs yerine gidip egitim ve laboratuar ortamini inceleyin. Hatta deneme için bir derse katilip katilamayacaginizi sorun. O egitim kurumundan daha önce mezun olmus birinin mail adresini isteyin ve kurs hakkinda ona sorular sorun.

MCSE egitimi için gerekli olan Ingilizce düzeyi nedir?

Minimum orta düzey Ingilizce bilgisi yeterli. Okudugunuzu anlamak önemlidir. Daha çok teknik terimler ve bilgi islem dünyasi ile ilgili terimler olacak. Eger bunlara asina iseniz zaten isiniz kolay.. Kurs esnasinda da bu konuda gayret gösterin. Ayrica egitimden önce dokümanlara göz atin ve Ingilizce’nizin yeterli olup olmadigina kendiniz karar verin. Aslinda iyi düzeyde bir Ingilizce’ye sahip oldugunuzda egitimin ve sinavlarin çok zor olmadigini göreceksiniz. Daha önemlisi Internet denen bilgi okyanusu sizi bekliyor olacak.

Kurslar pahali; mutlaka bir kursa gitmem gerekir mi? Kendi kendime ögrenemez miyim?

IT sektöründe tecrübeniz fazla degilse, MCSE için kursa giderek hazirlanin. Tecrübeli olanlara da bu egitimleri tavsiye ediyorum. Çünkü is hayatinda daha çok kendi ugras sahanizla ilgili kisimlari ögreniyorsunuz. Ögrenmediginiz bazi kisimlar ve püf noktalari kalabiliyor. Tecrübeli olanlar, kursa gitmese bile bir arkadasindan egitim materyallerini alip baksin derim. Bu tür kurslara verdiginiz yüklü paralardan dolayi pisman olmamalisiniz. Çünkü çalisan ve kendini yetistiren, eninde sonunda karsiligini alacaktir. Ve bu kurslarda, kitaplardan elde edilemeyecek bilgi ve deneyimi ögrenecek, bir çevre edineceksiniz.

MCSE egitimi, sadece bilgisayar sektöründe çalisanlar için mi geçerli? Baska sektörden bu alana geçmek isteyenler basarili olamaz mi?

IT sektörü disindan bu egitimlere ilgi duyan insanlar yadirganiyor. Oysa insanlar meslek degistirebilirler. Baska meslekten IT sektörüne ilgi duyan insanlar olabilir. IT sektöründe tecrübeleri olmayabilir ama içlerinde öyle istek vardir ki is, ‘Tavsani geride birakan kaplumbaga’ hikayesine dönebilir. Yeter ki azimli olsunlar, çalisarak, severek o isi yapsinlar diye düsünüyorum. Tabi bu türden azimli ve çok merakli insanlar da her zaman bulunmuyor.

Burada, kaplumbagadan geri kalan tavsan kimdir? Isi bilen; ancak kendini gelistirmek için çaba göstermeyen, ‘Ne yani ben simdi o isi yapsam, becersem, maasim mi artacak?’ diyerek isteksiz davrananlar ve bildiklerini yeterli görerek hiçbir yeni bilgi edinmek için ugrasmayanlardir.

MCSE sertifikasi olanlar çok yüksek maaslarla mi çalisiyorlar?

Birakin maas konusunu, is bulabilme konusunda bile MCSE sertifikasinin bir önemi yoktur. Varsa da az vardir; görsel bir ögedir. Asil önemli olan: Tecrübe, çaliskanlik, arastirmayi çok sevme, çok sabirli olma.. Tabi bir de nasip diyelim.. Unutmayin: MCSE sertifikasi, IT kariyerinizdeki bir basamaktir. Ulasilacak son nokta degil. Hatta sertifika aldiktan sonra daha da çok çalismaniz gerekecektir.

‘MCSE ol, su kadar maas var’ diyenler daha çok kurslarina ögrenci bulmak isteyenlerdir. Çünkü direkt bir baglanti olmasina imkan yok. Ama bakin demin nasip dedim ya.. Çok bilgili oldugu halde is bulamayanlari da gördüm. Yeni MCSE oldugu halde bir sekilde bir yerlerde is bulup hizla mesleginde ilerleyenleri de gördüm..

Kriz ortamlarinda hangi meslekte olursa olsun is bulmanin kolay olmadigini ve firmalarin bazen güçlükle ayakta durdugunu bilin… Sadece akilli olmanin yetmedigini de bilin! Dogada en akilli hayvan tilki ve maymundur ama en cilizi da onlardir. Basarili olmanin çok sayida etkeni vardir.

MCSE egitimi ve sertifika sonrasi Türkiye kosullarinda is bulmak kolay mi? Kaynaklarda yazdigina göre Türkiye’de çok sistem mühendisi açigi varmis, dogru mu?

Firmalarin belli destek ve dagitimci düzeylerine yükselebilmesi, bazen ihalelere katilabilmesi için sertifikali eleman bulundurmalari gerekebiliyor. Dahasi isverenler, sadece alistigi rutin isleri hizlica yapan teknik eleman degil ayni zamanda ‘bilerek’ yapan ve kendini gelistiren elemanlar ariyorlar. O yüzden is görüsmelerinde sertifikalar daha çok konusulur oldu ve pek çok insan, bu sertifikalar için ödedikleri parayi çoktan çikartacak isler bulabiliyorlar. Ama bu ne kadar kolay? Çok kolay degil elbette.. Çünkü aslinda açigi olan sey, MCSE sertifikali kisi degil, ‘bilen’ sertifikali insanlardir. Açigi olan sey, o açigi ‘gerçekten karsilayacak’ insanlardir.

Aslinda bu sertifikaya yönelis sadece is bulmak için degil, uzmanlasmak ve bunu belgelemek için olmalidir.. Sertifikadan önce, saglam bir egitim almayi düsünün.

Su yanlisa da düsmeyelim: MCSE kurslari bir meslek edindirme kursu degildir. Bu egitime is garantisi gibi bakmak, temel olarak yanlistir. Size üzerine bina yapabileceginiz bir temel verilir, ama binayi yapip yapmamak size kalmistir.

Kurs reklamlarinda geçen ‘Almanya, çok sayida sertifikali eleman ariyor’ gibi ibareler dogru mu? MCSE olduktan sonra yurtdisinda da çok iyi imkanlar var mi?

Reklamlar biraz abartili olsa da yurtdisinda daha iyi imkanlar oldugu söylenebilir. En azindan sertifikanin ve uzmanlasmanin önemi, orada daha iyi anlasilmis durumda. Yeterli deneyiminiz ve yabanci diliniz varsa bu sertifikalar, yurtdisina açilabilmenizi saglayabilir. Ancak yurtdisinda da baska zorluklar var tabi ki. Orada da kriz olabiliyor. Bu konuda yurtdisinda yasayan kimselerle irtibat kurmaya çalisin.

Not: MCSE egitimi veren bazi kurumlar, reklamlarinda abartiya girebiliyorlar. Unutmayin, sonuçta onlar da ticari faaliyet gösteren kar amaçli birer firmadir.

MCSE egitimi uzun süreli mi olmali yoksa kisa süreli ve yogunlastirilmis egitim seklinde olanlarini mi tercih edelim?

Bence kisa sureli egitimlerden kaçinin. Kisa surede ögrenilen, kisa sürede unutulur. Çünkü çok deneme-yanilma, alistirma yapmaniz gerekiyor. Bu kadar kisa sureli egitimlerde çok deneme yapamayacaksiniz. Egitmen bir seyler gösterecek ve bu hep ‘dogru’su olacak! Halbuki çogu zaman, bir seyleri yanlis yapip, isler ters gittikten sonra daha iyi ögreniyoruz. Ayrica egitim alirken bir yandan baska kaynaklar karistirmaniz gerek. Bunun için de zamana ihtiyaciniz olacak.

‘Çok kisa surede ve yogunlastirilmis olarak verilen egitimlere kimler katilmali?’ diye sorarsaniz söyle derim: Zaten bu isi bilen, sektörde uzun suredir çalismakta olan ama sertifikasyon isini de bir an önce halletmek ve eksik kalan son teorik bilgilerini tamamlamak isteyenler katilmali.

‘Diploma out, sertifika in’ gibi söylemler var. Üniversite okumak yerine lise sonrasi MCSE egitimini mi tercih etmeliyim?

Bir kere bunlar tamamen farkli seyler.. O yüzden karsilastirma yapmayin derim. Imkaniniz varsa elbette ki bir üniversite bitirin. Diplomanizin her zaman is hayatinizda etkisi olacaktir. MCSE egitimine yaz tatilinde bile katilabilir ve sertifika alabilirsiniz.

Sertifika aldiktan sonra bir yerde staj yapmak faydali midir?

Eger sadece angarya isler olan degil de mutlaka bir seyleri ögrenebileceginiz yerlerse kesinlikle tavsiye ederim. Isverenler sizi kullanirlar ama siz de kendinizi gelistirmis olursunuz. Kendinizi her açidan kabul ettirmeye, kiymetli bir eleman olmaya çalisin.

Sunu unutmayin: Özel sektör, ‘çirak yetistirmeye’ pek merakli degildir. O yüzden hiçbir sey bilmeden staj yapmaya çalismak da mümkün gözükmüyor. Eger gittiginiz MCSE egitiminin ve sertifikasinin hakkini verdiyseniz staj konusunda eliniz bos dönmezsiniz.

MCSE egitimi için en uygun zaman nedir?

Bu egitim, kariyeriniz için bir yatirimdir; ne zaman isterseniz o zaman yaparsiniz. Eger imkaniniz varsa kriz ortamlarinda egitim almaktan çekinmeyin çünkü fiyatlar çok düsüyor. Biraz abarti olacak ama issiz kalirsaniz ve eger imkaniniz, maddi birikiminiz varsa yine bu türden egitimler alin derim. Çalisirken bu kadar bos vaktiniz olmayacaktir.

MCSE sertifikasi aldiktan sonra, hayal kirikligi yasayanlar var mi? Neden?

Evet maalesef bu türden olaylar olabiliyor. Bu tür egitimlere baslayanlar, sadece ‘hemen is bulma’ ve ‘yüksek maasla çalisma’ gibi bir hayalle basladiklarinda, bu tür hayal kirikliklari oluyor. Hatta bu hayal kirikliginin sonucunda, egitim aldigi kursa düsmanlik gösterme, egitimini aldigi ürün yerine baska ürünlere inadina yönelme veya aldigi sertifikayi yirtmak isteme gibi tepkiler olabiliyor.

IT forumlarina baktigimda, ‘sertifikalar hiç bir ise yaramiyor’ diyenleri de gördüm. Bu sertifikanin ve egitimin, ‘kendilerine yeni isler ve ufuklar kazandirdigini’ söyleyenleri de gördüm. Hangisi dogru? Her ikisi de kendi sahiplerinin bakis açisina göre dogru! Birinci görüs sahibi, sertifika alir almaz kendisini havada kapacaklarini umut etmis, böyle olmayinca da ise yaramiyor demis. Ikinci görüs sahibi ise sertifikayi sadece ilk basamak kabul etmis, kendini sürekli ögrenci olarak hissetmis, sürekli bir ögrenme gayretinin içinde olmus, alt basamaklardan baslayarak yavasça ilerlemis ve sonunda oldukça yol kat ettigini görmüstür.

Internet’te gördügüm ‘Dump’ denilen sorularla çalismak faydali mi?

Isi iyi bilen birisi, Dump türünden sorulara bakmazsa sinavlari zorlukla geçer. Çünkü sinavlarda çikan sorular farkli ve ögrendiginiz seylerle çok benzer olmayabiliyor. Veya yasayamayacaginiz, sizin için geçerli olmayan büyüklükte senaryolar içerebiliyor. Üstelik sinavin oldukça yüksek bir ücreti olmasi yüzünden insanlar, sinavlari riske atmak istemiyor.

Gelelim madalyonun diger yüzüne.. Sadece Dump’lari ezberleyerek sertifika alanlar, yani hiç tecrübe edinmemis veya en azindan güzel bir MCSE egitimi alip çokça pratik yapmamis olanlar gerçekten piyasada komik duruma düsebilirler.

Dogrusu, bu türden sorulara baksaniz bile, cevaplarin nedenlerini arastirin. Bu amaçla bakarsaniz çok ögretici olduklarini da göreceksiniz.

Özetle: Tek kaynak dump olmamali. Sadece ögrendigi bilgileri takviye için kullanilmali. Bazi sorular gerçekten pratik hayatta da insana yarayacak çok seyler ögretiyor.

Paper MCSE nedir? Bunlar, bu sertifikanin degerini düsürüyorlar mi?

Sadece soru ezberleyerek sinavlari geçenlere ve sertifika alanlara verilen isim.. Hedef sadece sertifika almak oldugunda bu kavram ortaya çikiyor. Evet bu tür kisiler, sertifikalarin degerini düsürüyorlar. Oysa tecrübe ve bilginizle kendinizi ispatlamadikça bu tür Paper MCSE sertifikalari ise yarar bir araç olarak gözükmüyor.

Ancak bu tür olaylar, size egitimi ve sertifikayi çok kolay alinan ve degersiz bir kavram gibi göstermesin. Çünkü aslinda, hem egitim alan hem de egitimin sonunda sinavlarin tümünü vererek MCSE olanlarin orani oldukça düsük…

MCSE sertifikasi, asil olarak bilginizi belgelendirmektir. Ancak unutmayin: Is hayatinda bilginiz sürekli olarak sinanacaktir.

Mail gruplarinin bu egitime faydasi var mi? MCSE ile ilgili Türkçe mail gruplari var mi?

MCSE ile ilgili mail gruplari, benzer egitimlerden geçmis kisilerin birbirlerine danisabilecekleri, birlikte çözümler ürettikleri haberlesme ortamlaridir. Katilmanizi tavsiye ederim. Ingilizce yazismak isterseniz yurtdisinda yüzlerce MCSE mail grubu var.

Türkçe yazismak isterseniz su mail gruplarini tavsiye edebilirim:

http://groups.yahoo.com/group/mcpturk
http://groups.yahoo.com/group/sistemadmin
http://groups.yahoo.com/group/izmir-mcse
http://groups.yahoo.com/group/turkw2k

Kurslarda her sey ögretiliyor mu? Is hayatinda her sorunu çözebilecek miyim? Sistem yöneticisi olmak daha çok server kurmak midir?

Tabi ki kurslarda her sey ögretilmiyor. Teorik bilgi, temeldir. Çabalamali ve olaylari yorumlamalisiniz. Pratikte siz kendinizi yetistireceksiniz. Tam karsilamasa bile söyle bir benzetme yapalim: Araba kullanmayi çok iyi biliyorsunuz ama ehliyetiniz yok. O zaman ehliyet alin.. Ehliyetiniz var ama araba kullanmayi pek bilmiyorsunuz. O zaman çok pratik yapin.. Is hayatinizda göreceksiniz ki bazi ögrendiginiz seyler, size sertifikadan daha degerli gelecektir.

MCSE’ler genel olarak, sistem planlamasi, ag yönetimi, destek ve benzeri pozisyonlarda görev aliyorlar. Ve sistem yöneticisi olmak, sadece server kurmak degildir elbette. O isin en kolay yönüdür. Asil olan, çalistiginiz firmadaki tüm sistemlerin, ortaya çikan ihtiyaçlara göre sekillendirilmesi, projeler üretilmesi, sistemin daha verimli hale getirilmesi, çikan sorunlara çabuk çözümler üretilmesidir. Ve bunlarla ilgili olarak sürekli arastirma yapilmasidir. Arastirma yapmak deyince aklima geldi. Karsiniza çikan bir sorunda hemen kurs hocanizi veya daha tecrübeli birini mi arayacaksiniz? Hayir. O sorunla karsilasan sadece siz degilsiniz. Sorunun göstergelerini takip edin. Ve çözümünü Internet’ten bulun. Bu asama çok önemli: Hangi anahtar kelimeleri, ne sekilde kullanarak arama yapacaginizi ögrenirseniz, çok hizli bir sekilde çözüme ulasirsiniz.

Egitimle sertifika ayni sey midir? Bir MCSE egitim kursuna katildigimizda kursun sonunda MCSE sertifikasi mi verilecek?

Hayir ayni sey degil tabi ki. Egitimi alip almamak size kalmistir. Egitim alsaniz bile sertifika için belli sayida zorunlu ve seçmeli sinavlara girmeniz ve basarili olmaniz gerekiyor. Bu konuda MCSE egitimi veren firmalara danisin, detayli bilgi vereceklerdir.

Kategoriler:Haberler
  1. selim
    Nisan 27, 2007, 3:07 pm

    Arkadaşım dökümanı çok güzel yazmışsın ellerine sağlık.Ben gerçketn bu sertifika eğitim programın katılmak istiyorum.Neden? lise birinci sınıf eğitimi yaparken benim bilgisayar systemleri teknik donanım virüs antivirüs program işleri ile uğraşan bir arkadaşım vardı.Liseyi pek kayda almadım çünki bilgisayarı a dan z ye öğrenmek istiyordum o kadar çok meraklıydımki inanın bir konunun üzerinde aylarca arştırma yapıyordum .Ders bittikten sonra eve gelip defterleri fırlatıp doğru arkadaşımın yanına ondan bir şeyler kazanmak bilgiler elde edinmek istiyordum.dediğin gibi bu iş teorik olarak öğrendikten sonra çok araştırma isteyen bir iş ve sabır ister severek yapılınca sizin o uğraaştığınız vakitler sizi yormaz inanın bana bunu bizzat kendim yaşıyorum bu mesleğe aşığım hala şu anda bile bana bilgisayaın başında iken yemek getirmesinler rahatsız etmesinler günlerce çalışabilirim genellikle bildiğim konular üzerinde değil bilmediğim konular üzerinde bilgi edinmeye çalışıyorum.İnanın ki bu internet ortamında bilgisayar ile ilgili yapabileceğiniz her şey değerli arkadaşlarımız tarafından örneklerle anlatılmış hepsine çok teşekkür ediyorum.Gerçkekten sana katılıyorum araştırmak istediğiniz konuyu anlamak çok önemli araştırmayı sonuçlandırmanın %50 bu oluşturuyor.Şu anda kendi çabamla inanın bir çok bilgisayar işi yapan arkadaşlar kadar bilgi öğrendim üç sene boyunca bilgisayar işi yapan arkadaşımın yanına gittim ama boşa gitmedi emeklerim neden zorla değil isteyerek araştırarak pekiştirerek yaptığım için.Öğrendiklerimi evdeki makinama uyguladım kurdum kaldırdım 95 den vistaya kadar hepsini ezberledim 95 üzerinde fazla çalışamadım ama 98 den vista ultimate kadar çoğunun kurulumu hataları ve hataların çözümüne yönelik bilgileri biliyorum demek yanlış olur çünki her zaman farklı hatalar ile karşılaşıyorsunuz her geçen gün yeni bir şeyler öğreniyorsunuz ama çoğu hakkında bilgiye sahibim .Karşıma hata çıktığında araştırıyorum buluyorum .inanınki bir hata ile ilgili problemleri ortadan kaldırmak için okuduğm dökümanlar ciltler oluşturur.her progarmın içeriğini öğrenmek için programı kuruyosunuz kaldırıyorsunuz inanınki binlerce program ile uğraştım en basitten zoruna kadar bazı programlar var kendinizin çözebilmesimesi çok zor birilerini yardımı gerekiyor ama çevremde böle kişiler olmadığı için yapamadım ama hevesim kırılmadı halada seviyorum .Dahada azim ettim. Lİsede devam ederken bir parke firmasına girdim satış ve depoda duruyordum okuldan sonra part time işe gidiyordum cumartesi gerekirse açık olduğu günlerde pazar günleri tekrar arkadaşımın yanına öğrenmeye gidiyordum.Lise bitti açık öğretim üniversitesi işletme bölümü yazdım ve şu anda birinci sınıftayım ikinci sınıfa giderken microsoft system engıneer eğitimine katılacağım daha sonra cisco eğitimi alacağım.Sizlere anlatmak istediğim arkadaşımın da anlatmaya çalıştığı gibi yetsadece microsoftta eğitim almanız yetmicektir uygulamaya sokmanz çok önemli inanınki teorik olarak bildiğiniz bir bilgiyi bilgisayarın başına oturunca uygulamam çok farklı bir şey biliyorsunuz ama pratik olmadığı için kalıyorsunuz yapamıyorsunuz.Lütfen yanlış anlaşılmasın sizlere özgeçmişimi değil sadece öğrenmenin azmin ve isteğin sizlere olumlu bir şekilde geri döndüğünü göstermek istedim.sonuç şu anda bilgisayarımla ilgili bütün problemleri kendim hallediyorum dışarıya iş yapıp para kazanabiliyorum şu anda çalıştığım yerde günlüğüm 30 ytl gibi fakat ben bir iş yaptığımda örn:ağ , adls kurulumu virüs problemi gibi şikayetlerle karşılaştığımda bazen 20 dakka bazen 5 saat uğraştırıyor ama 50$ ücret alıyorum.Microsoft eğitimimni kendimi dahada geliştirmek network üzerine dahada çok bilgi kazanabilmek için gitmek istiyorum.Ama bir yandan üniversite var zaman çok önemli yetişemiyorum iş okul ve sertifika programı .
    Arkadaşlarım gerçekten vakit çok önemli benim imkanım yoktu okudum ve çalıştım aynı anda kendimi sevdiğim mesleğe yönlendirdim.Ailemin bilinçsizliğine kurban oldum.Neden? ben haydarpaşa elektornik yada bilgisayar bölümünü okumak istedim ama ailem benim kendimin karar veremiyeceğini kendi normlarının uygun olacağını düşündükleri bir okula yazdırdılar düz liseydi ama ben bırakmadım devam ettim sizlerede söliyorum eğer bir idealiniz varsa lütfen bir rehber öğretmeninize danışın ailenizle konuşsun idealiniz olduğu bir bölümde ilerlemeye çalışın .
    saygılar
    Selim bay

  2. Nisan 28, 2007, 2:25 pm

    Yorumun icin tesekkurler.

    yazinin devamina gayet uyumlu bir hale geldigi kanisindayim. bilim caginda gelecek bilisim teknolojilerinde bunun kesin oldugu asikar.
    bilisim teknolojileri ile ilgili 2 secim yapilmasi gerektigini dusunuyorum.

    buradan vermem gereken bir ipucu ise seo (search engine optimization) dalinda buyuk gelismeler yasandigi ve yasanmaya devam edecegidir. donanim konusunda kendini gelistirmek istemeyen arkadaslar yazilimla ilgili seo (arama motoru optimizasyonu) konusunda kendilerini gelistirmelidirler. yakin bir zamanda seo hakkinda bir makalemide burada okuyabileceksiniz.

    Selim Bay hayatinda basarilar. dogru yoldan asla vazgecmemen dileklerimle

  3. Gökmen Topçu
    Haziran 26, 2007, 12:57 am

    bir sorum olacak. Ben Hollanda da çok yönlü bir ICT firmasinda 6 yildir engineer olarak çalisiyorum. mcsa/mcse/A+/Network+ sertifikalarim var . Meslegimi Türkiye’de sürdürmek istiyorum. Biktim bu gavur ellerinde . ne yapmam gerekiyor ? is bulma kurumuna mi yazilacam ? yoksa kapi kapi mi dolasacam is aramak için ? Türkiye ‘de bunun usülü nedir ? inanin saka yapmiyorum hiç bir bilgim yok.
    Ve son olarak maaslar nasil ? burada 3000 euro brüt maasla çalisiyoru.m ama
    Türkiye’ de 1500 euroya raziyim ; bu tür islerde çalisanlerin maas ortalamasi nedir ?

  4. Haziran 26, 2007, 8:18 am

    Sayin Gokmek Topcu,
    Oncelikle hayatinda basarilar diliyorum. A+ ve Network+ sanirim yurt disinda yaygin ancak Turkiyede adini duyamadigimiz bir sertifikasyon programi. Sizinde bildiginiz gibi mcsa / mcse sertifikasina sahip insan sayisi buyuk bir hizla artmakta. Ancak yurtdisinda calismaniz ve 6 yillik tecrubeniz goz onunde bulundugunda buyuk bir avantajiniz var demektir. Turkiyede bu alanda guzel bir ise basvurabilmek icin http://www.kariyer.net http://www.yenibiris.com adreslerinde kendinize bir CV olusturmanizi ve bu alanda personel arayan firmalara basvurmanizi tavsiye ederim. Issiz kalamayacaginizi garanti ederim kapi kapi dolasmanizada gerek yok internet uzerinden online basvurularini yapabilirsin.
    Maaslar konusunda tecrube ve bilgine bagli olarak 1500 Euro diyemem ancak 1500 YTL civari ilk baslangic icin dusunulebilir. Ayrica sizinle bu konuda ozel olarakda gorusmek istiyorum.
    Saygilar

  5. Ocak 8, 2008, 11:28 am

    Selam aleykum! A+ sertifasini nereden elede ede bilirmiyim? Bu konuda yardimci olursunuzsa cok memnun olurum..

  6. Burak
    Nisan 9, 2009, 11:25 am

    Arkadaşlar 3d animasyon eğitimi almak isteyenlere duyrulur 11.04.2009 tarihinde öğlen 12 – 15 arası eğitimler veriliyor.
    Bilişim Eğitim Merkezi

    Ayrıntı=Sevgi Kılıçaslan

    0(212) 236 54 57

  7. hasan kaval
    Ekim 20, 2009, 11:12 am

    HÜLYA TELLİ
    Autodesk Yetkili Eğitmeni
    3dmax Eğitmeni
    Autocad Eğitmeni

    Bilgi toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır.“İçinde yaşadığımız yeniçağda, zenginlik bilginin ürünüdür. Bilgi, ekonominin başlıca hammaddeleri ve en önemli ürünleri haline gelmiş bulunuyor. Günümüzde zenginlik yaratmak için gerek duyulan sermaye varlıkları arazi, bedensel emek, imalat aletleri ve fabrikalar değildir. Bunların yerini bilgi almış durumdadır.” (Thomas A. Stewart)
    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok ülke, gelişmişlik düzeyini devam ettirmek ve maksimize edebilmek amacıyla, teknolojiye, bilimsel çalışmalara ve özelliklede insana yatırım yapılmasına önem vermekte ve bu alandaki çalışmalarına artan bir hızla devam etmektedir. Küresel rekabet hem ülkeler hem de kurumlar düzeyinde devam ederken rekabetin temeline hız, maliyet ve kalite yerleşmiş durumdadır. Ayrıca bu yapı içerisinde bilgi de önemli bir rol üstlenmektedir. Bilgi toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır. Hammaddeleri elde tutmak değil, bilginin ve bilgi teknolojilerinin elde tutulması ülkeler ve işletmeler için yeni gerçek kabul edilmektedir.
    İşletim sistemlerinin gelişmesi, bilgisayarların güçlenmesi, kişisel bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ve hayatı kolaylaştırmasıyla beraber yeni bilgi alanları da ortaya çıkmış, bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yazılımlarda gelişmeye başlamıştır. Bugün birçok yazılım gündelik hayatımıza girdiği gibi istisnasız bütün iş dallarında kullanılmaktadır. Günümüzde her işletme bulunduğu sektöre, kendi koşul ve gereksinimlerine uygun ihtiyaç duyduğu yazılıma yatırım yapabilmektedir. Elle yapılan birçok iş, teknolojideki bu hızlı değişimden ve beraberindeki gelişmeden etkilenmiş, işin daha hızlı ve daha kısa bir sürede yapılması sağlanarak zamandan ve kaynaktan tasarruf edilmesi sağlanmıştır.
    Ağ teknolojilerinin gelişmesiyle beraber, bilginin kişi ve kurumlar arasında etkin bir şekilde paylaşılması iş verimliliğinde artış sağlamakta ve elde edilen bilgi mekândan ve zamandan bağımsız değere dönüştürülebilmektedir. Burada önemli olan kişi veya kurumların kendi sektörlerine uygun sistemi veya ihtiyaç duydukları yazılımı doğru bir şekilde seçebilmeleridir.
    Günümüzde tek bir yazılımla da her şey halledilebilir demek mümkün değildir. Farklı alanlardan örnekler verelim. Adobe ailesinin resim işleme, tasarım ve grafik üzerine kurulmuş, vektörel tabanlı bir resim düzenleme yazılımı olan photoshop programı ile düşündüklerinizi ekrana yansıtabilirsiniz. Ancak bir tasarımcının Photoshop dışında diğer tasarım programlarını da çok iyi bir şekilde kullanabilmesi gerekir. Mesela Macromedia ailesinin kartvizit logo, yazı mizanpaj olarak kullanılan Freehand veya katalog, broşür ve amblem çalışmaları için kullanılan Corel Draw yazılımı gibi. Bunların dışında kitap tasarım olanaklarını kullanarak uzun belge projelerinde kolaylık sağlayan QuarkXpress programlarını kullanabiliyor olmakta tasarım sektöründe yer alan firmaların ve bu sektörde görev alanların bir adım öne çıkmasını sağlamaktadır. Bu listeyi daha da genişletmek isteyenler baskı, multimedia ve grafikler için hazırlanmış Adobe Illstrator programını veya son yıllarda dergilerin, gazetelerin, kitap yayıncılarının ve reklam acentelerinin tercih ettiği Indesign programını da tercih etmelidirler.
    Başka bir örnek, donanım ve yazılım sektöründeki gelişmelere bağlı olarak mimari yazılımlarda da ilerleme kaydedilmiş olmasına verilebilir. Öncesinde elle hazırlanması haftalar süren paftalar, mimari yazılımların gelişmesine paralel olarak daha kısa sürede ve daha az zamanda hazırlanabilir hale geldi. İki boyutlu çizimden 3 boyutlu modellemeye geçildi. Bunun sonucunda hazırlanan iki boyutlu çizim 3 boyuta dönüştürülmekte, otomatik olarak kesitleri alınabilmekte, malzeme ve ışık etkisiyle foto gerçekçi resimler elde edilebilmektedir. Örneğin Autodesk firmasının ürettiği AutoCAD yazılımı ile 2 boyutlu çizimleri kısa zamanda oluştururken, 3ds max yazılımıyla gerçek hayatta olabilen ama gerçekte olmayan tasarımları yapma olanağı elde edilebilmektedir. Bu ve sayısını artırabileceğimiz diğer yazılımlar örneğin birçok mimarın tercih ettiği ArchiCAD, ADT Revit, ya da makine mühendislerinin ve teknikerlerinin daha çok tercih ettiği MDT- Inventor veya Solidworks, ya da harita mühendislerine ve teknikerlerine hitap eden NetCAD, ArcView GIS gibi yazılımlar, üniversite diplomasını tamamlayan tüm teknik kişilerin iş hayatı için ön koşul olmuştur. Aynı şekilde İnşaat Mühendislerinin teknik bilgilerini tamamlayan SAP2000, STA4-CAD, Primavera yazılımlar da ihtiyaç haline gelmiştir.
    Sonuç olarak; ileriyi gören, orta ve uzun vadeli hedeflerini oluştururken ve planlama yaparken ihtiyaç duyulan yazılımı önceden belirleyen, teknolojiyi doğru kullanan, veriyi kullanılabilir bilgiye dönüştürebilen, bu çabaların ve yatırımların uzun vadede fazlasıyla geri döneceğini tahmin edebilen kişi ve kurumların ön plana çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

    Hülya TELLİ
    hulyatelli@hotmail.com

  8. hasan liman
    Ekim 23, 2009, 12:35 pm

    HÜLYA TELLİ
    Autodesk Yetkili Eğitmeni
    3dmax Eğitmeni
    Autocad Eğitmeni

    Bilgi toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır.“İçinde yaşadığımız yeniçağda, zenginlik bilginin ürünüdür. Bilgi, ekonominin başlıca hammaddeleri ve en önemli ürünleri haline gelmiş bulunuyor. Günümüzde zenginlik yaratmak için gerek duyulan sermaye varlıkları arazi, bedensel emek, imalat aletleri ve fabrikalar değildir. Bunların yerini bilgi almış durumdadır.” (Thomas A. Stewart)
    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok ülke, gelişmişlik düzeyini devam ettirmek ve maksimize edebilmek amacıyla, teknolojiye, bilimsel çalışmalara ve özelliklede insana yatırım yapılmasına önem vermekte ve bu alandaki çalışmalarına artan bir hızla devam etmektedir. Küresel rekabet hem ülkeler hem de kurumlar düzeyinde devam ederken rekabetin temeline hız, maliyet ve kalite yerleşmiş durumdadır. Ayrıca bu yapı içerisinde bilgi de önemli bir rol üstlenmektedir. Bilgi toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır. Hammaddeleri elde tutmak değil, bilginin ve bilgi teknolojilerinin elde tutulması ülkeler ve işletmeler için yeni gerçek kabul edilmektedir.
    İşletim sistemlerinin gelişmesi, bilgisayarların güçlenmesi, kişisel bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ve hayatı kolaylaştırmasıyla beraber yeni bilgi alanları da ortaya çıkmış, bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yazılımlarda gelişmeye başlamıştır. Bugün birçok yazılım gündelik hayatımıza girdiği gibi istisnasız bütün iş dallarında kullanılmaktadır. Günümüzde her işletme bulunduğu sektöre, kendi koşul ve gereksinimlerine uygun ihtiyaç duyduğu yazılıma yatırım yapabilmektedir. Elle yapılan birçok iş, teknolojideki bu hızlı değişimden ve beraberindeki gelişmeden etkilenmiş, işin daha hızlı ve daha kısa bir sürede yapılması sağlanarak zamandan ve kaynaktan tasarruf edilmesi sağlanmıştır.
    Ağ teknolojilerinin gelişmesiyle beraber, bilginin kişi ve kurumlar arasında etkin bir şekilde paylaşılması iş verimliliğinde artış sağlamakta ve elde edilen bilgi mekândan ve zamandan bağımsız değere dönüştürülebilmektedir. Burada önemli olan kişi veya kurumların kendi sektörlerine uygun sistemi veya ihtiyaç duydukları yazılımı doğru bir şekilde seçebilmeleridir.
    Günümüzde tek bir yazılımla da her şey halledilebilir demek mümkün değildir. Farklı alanlardan örnekler verelim. Adobe ailesinin resim işleme, tasarım ve grafik üzerine kurulmuş, vektörel tabanlı bir resim düzenleme yazılımı olan photoshop programı ile düşündüklerinizi ekrana yansıtabilirsiniz. Ancak bir tasarımcının Photoshop dışında diğer tasarım programlarını da çok iyi bir şekilde kullanabilmesi gerekir. Mesela Macromedia ailesinin kartvizit logo, yazı mizanpaj olarak kullanılan Freehand veya katalog, broşür ve amblem çalışmaları için kullanılan Corel Draw yazılımı gibi. Bunların dışında kitap tasarım olanaklarını kullanarak uzun belge projelerinde kolaylık sağlayan QuarkXpress programlarını kullanabiliyor olmakta tasarım sektöründe yer alan firmaların ve bu sektörde görev alanların bir adım öne çıkmasını sağlamaktadır. Bu listeyi daha da genişletmek isteyenler baskı, multimedia ve grafikler için hazırlanmış Adobe Illstrator programını veya son yıllarda dergilerin, gazetelerin, kitap yayıncılarının ve reklam acentelerinin tercih ettiği Indesign programını da tercih etmelidirler.
    Başka bir örnek, donanım ve yazılım sektöründeki gelişmelere bağlı olarak mimari yazılımlarda da ilerleme kaydedilmiş olmasına verilebilir. Öncesinde elle hazırlanması haftalar süren paftalar, mimari yazılımların gelişmesine paralel olarak daha kısa sürede ve daha az zamanda hazırlanabilir hale geldi. İki boyutlu çizimden 3 boyutlu modellemeye geçildi. Bunun sonucunda hazırlanan iki boyutlu çizim 3 boyuta dönüştürülmekte, otomatik olarak kesitleri alınabilmekte, malzeme ve ışık etkisiyle foto gerçekçi resimler elde edilebilmektedir. Örneğin Autodesk firmasının ürettiği AutoCAD yazılımı ile 2 boyutlu çizimleri kısa zamanda oluştururken, 3ds max yazılımıyla gerçek hayatta olabilen ama gerçekte olmayan tasarımları yapma olanağı elde edilebilmektedir. Bu ve sayısını artırabileceğimiz diğer yazılımlar örneğin birçok mimarın tercih ettiği ArchiCAD, ADT Revit, ya da makine mühendislerinin ve teknikerlerinin daha çok tercih ettiği MDT- Inventor veya Solidworks, ya da harita mühendislerine ve teknikerlerine hitap eden NetCAD, ArcView GIS gibi yazılımlar, üniversite diplomasını tamamlayan tüm teknik kişilerin iş hayatı için ön koşul olmuştur. Aynı şekilde İnşaat Mühendislerinin teknik bilgilerini tamamlayan SAP2000, STA4-CAD, Primavera yazılımlar da ihtiyaç haline gelmiştir.
    Sonuç olarak; ileriyi gören, orta ve uzun vadeli hedeflerini oluştururken ve planlama yaparken ihtiyaç duyulan yazılımı önceden belirleyen, teknolojiyi doğru kullanan, veriyi kullanılabilir bilgiye dönüştürebilen, bu çabaların ve yatırımların uzun vadede fazlasıyla geri döneceğini tahmin edebilen kişi ve kurumların ön plana çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

  9. Temmuz 29, 2010, 3:24 pm

    paylaşımlar için teşekkürler.

  10. Kasım 3, 2011, 6:31 pm

    That was very communicative blog post.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: